Pazartesi , 23 Ekim 2017
Anasayfa » Genel » 94 Yaşında Hâlâ Belleğin Sırlarını Araştırıyor
94 Yaşında Hâlâ Belleğin Sırlarını Araştırıyor

94 Yaşında Hâlâ Belleğin Sırlarını Araştırıyor

Montreal – Obama yönetiminin geçenlerde duyurduğu, insan beyninin haritasını çıkarma planının kökeni Brenda Milner’ın çalışmalarına dayanıyor. Nöropsikolog Milner bellek kaybı yaşayan bir hasta üzerinde 1950’lerde yaptığı ayrıntılı gözlemlerle, belleğin beynin belli bölgeleriyle nasıl ilişkili olduğunu gösterdi. “Belleğin Peşinde” adlı anı kitabında Milner’ın çalışmasından önce çoğu bilim insanının bellek araştırmalarında biyolojiyi bir kenara attığını yazan Nobel ödüllü Doktor Eric Kandel, “Milner’ın çalışmaları bunu tamamen değiştirdi” demişti. Bellek kaybı hastası Henry Molaison (mahremiyetinin korunması için yaşamı boyunca sadece H.M. olarak bilindi) 2008’de 82 yaşında öldü. H.M.’nin beyni parçalara ayrılıp inceleniyor ve ayrıntılı bir dijital haritası çıkarılıyor. Hâlâ tam gün çalışan 94 yaşındaki Milner, Montreal Nöroloji Enstitüsü ve Hastanesi’nde sol ve sağ beynin farklılıklarını inceliyor. Milner’la hem Montreal’de hem de Amerika Bilimsel İlerleme Derneği’nin Boston’daki yıllık toplantısında konuştuk. İşte bu söyleşilerden bazı pasajlar.

s.Nöroloji alanında muhtemelen en meşhur hasta olan H.M. ile çalışmaya nasıl başladınız?
C.1950’de Doktor Wilder Penfield’ın hastaları üzerinde araştırma yapmak için Montreal’deki Nöroloji Enstitüsü’nde çalışmaya başladım. Enstitüyü sara hastalığının nöroşirurji (beyin cerrahisi) yoluyla tedavisi alanında öncü çalışmalar yapmak için kuran Penfield, beyin hasarı yüzünden sara nöbeti geçiren hastaların beynindeki hasarlı kısımları kesip çıkarmak için bir yöntem geliştirdi. Yaptığım işlerden biri, Penfield’ın sara nöbetlerinin nereden kaynaklandığını bulmasına yardım etmekti. Bu tam bir dedektiflik çalışmasıydı. EEG’den (beyin elektrosu) yararlandım ve kısmen yaptığım araştırmalara dayalı testler geliştirdim. Bize daha önce görmediğimiz bir şeyi görme fırsatı sunan P.B. ve F.C. adlı iki hastamız vardı. Bu hastalar ameliyat sonrasında uzun süreli bellek yeteneğini kaybederken, anlık bellekleri ve zekâları etkilenmemişti. Penfield ile benim kuramıma göre, bunların beyninin bir tarafında göremediğimiz bir hasar vardı ve beynin diğer tarafı çıkarılınca, o bölgedeki işlev kaybedilmişti. Bu kuramı konu alan bir makale yazıp, Chicago’daki Amerikan Nöroloji Derneği’nin toplantısına özet olarak sunduk.

S: H.M. ile nasıl tanıştınız?
C: Hartford’da yaşayan cerrah Doktor William Scoville bana telefon edip, “Ameliyat ettiğim bir sara hastasında aynı şeyi gözlemliyorum” dedi ve hastayı incelemem için davet etti.

S: H.M.’nin durumu nasıldı?
C: Çocukken geçirdiği bisiklet kazasından sonra gerçekten ağır bir sara hastalığına yakalanmıştı. Ameliyat yararlı olmuştu ama hasarlı kısmın alınmasından sonra yeni şeyleri uzun süre anımsaması zorlaşmıştı. Geçmişle ilgili anımsadığı bazı şeyler vardı. Ama sürekli aynı fıkrayı anlatıyordu ve daha önce anlatmış olduğunu hiç anımsamıyordu. Ona bir dizi rakamı (5,8,4) tekrarlamasını istediğim testler yaptım. Rakamları sürekli kendi kendine tekrarlayarak veya formüller hazırlayarak bunu yapabildi. Ama dikkatini dağıtınca (hayat hep dikkatimizi dağıtır) rakamları anımsayamadı.

S: Başka ne tür testler yaptınız?
C: Bir labirentten çıkış yolunu bulması gereken bilmecede başarısız oldu. Bir diğer testte ona beş köşeli bir yıldız verdim ve aynaya bakarken yıldızın ana hatlarını çizmesini istedim. Bu kolay gibi görünse de zor bir iştir ve esasen bir motor beceri öğrenme testidir. Ama H.M. bunu yaptı. H.M. yıldızın ana hatlarını çizmeye çalışırken (üç günde 30’dan fazla kez) iyi bir öğrenme becerisi sergiledi. 30 denemenin hiçbirini anımsayamasa da giderek ustalaştı.

S: Bu ne anlama geliyordu?
C: Farklı öğrenme türleri bulunduğunu ve belleğin sadece uzun süreli bellekten (veya otobiyografik bellek) ibaret olmadığını gösteriyordu.

S: 95 yaşındasınız ve hâlâ çalışıyorsunuz.
Y: 94 yaşındayım! Ama çalıştığım doğru. Beynin iki tarafının nasıl çalıştığını her zaman merak ettim. Şimdi fonksiyonel MR sayesinde daha çok şey görebiliyoruz.

S: Belleğiniz nasıl?
C: Berbat. İnsan, isimleri ve olayları unutuyor. Ama neyse ki, isimleri unutan birçok kişi (üstelik sadece benim yaşımdakiler değil) olduğunu keşfettim.

Claudia Dreifus