Cuma , 20 Ekim 2017
Anasayfa » DOKTORLAR » AİLE HEKİMLİĞİNE KISA BİR BAKIŞ
AİLE HEKİMLİĞİNE KISA BİR BAKIŞ

AİLE HEKİMLİĞİNE KISA BİR BAKIŞ

Uzun süreler boyunca sağlık sektörünün çeşitli bölümlerinde (Acil, asistanlık, sağlık ocağı sistemi, aile hekimliği, özel hastane) çalışmış biri olarak hekim arkadaşlarda gördüğüm Aile Hekimliği iyidir yanılsamasını kısaca yıkmak amacındayım. Bunun için lafı uzatmadan hemen yine maddelemelere geçiyorum. Yanlış bilinenlerden ve bilinmeyenlerden bahsedeceğim.
1. Aile hekimi 7-8 bin lira maaş almaz. Aile hekiminin bordroda gösterdiği maaşı 4.500 liradır (ortalama, nüfus tam dolu ise). Geri kalanlar aile sağlığı merkezinin giderleri için devlet tarafından ödenen cari ödenektir. Şaşıracaksınız ama aile hekimlerinin %50’den fazlası cari ödenek sıkıntısı çekmekte, aylık masrafları aldıkları cari ödeneğin üzerinde olmakta ve bunu ceplerinden karşılamaktadırlar. (Kira, su, elektrik, personel, ısınma, kırtasiye, stopaj vs vs).
2. Aile hekimi çoğu yerde yata yata çalışmaz, repete yapmaz. Sistemin öngördüğü en temel görevi olan koruyucu hekimlik için performans korkusuyla veya gönlüyle sıkı bir çalışma içerisinde olur. Buzdolabındaki aşıları bozulursa 1000 liraya yakın ceza öder. Gebe takibini atlarsa 500 liraya yakın ceza öder. Bu cezalar yaygındır ve birkaç aile hekiminin başına gelen şanssız durumlar değildir.
3. Aile Hekimliği sistemi pilot olarak başladığı 2004’ten beri hala Türk mantığı ile kervan yolda dizilerek götürülmeye çalışılmaktadır. Bu yüzden her gün yeni yönetmelikler, her yönetmelikte istenen ekstra işler, performanslar ortaya çıkmaktadır. Aile hekimleri mevcut görevlerini bile zar zor yetiştirirken saha ile koordine olamayan kurum ve amirlerin düşüncesiz hareketleri yüzünden hep tedirgin çalışmaktadırlar.
4. Yine her yönetmelik çıkışında ekstra masraflar aile hekimlerinin kazandıkları parayı düşürmektedir. Örneğin Ocak 2013’te değiştirilen en son yönetmelikle beraber herkese defibrilatör zorunluluğu getirilmiş olup en uygun cihaz fiyatı şu anda 2.500 liradır (maaştan düşün)
5. Türkiye’de bu sistemin halk karşısında adının “Aile” hekimliği olarak görülmesi her gün artık aile hekimleri tarafından bile normalleştirilmiş kanun dışı istekleri ortaya çıkarmıştır (rapor, ilaç, başkasının karnesi vs). Bu oran acilde veya diğer bölümlerde aile hekimliğinin kat be kat altındadır.
Sözün özü genç meslektaşlarım Aile Hekimliğinin içerisinde bulunmadan sisteme özenmemeli, hekim arkadaşlarına karşı kafalarındaki önyargılardan kurtulmalı ve gerçek kurtuluşu sistemlerde değil kendi içlerinde aramalıdır. Bu sırada kotarabileceğiniz bir uzmanlık sınavı da işlerin daha yolunda olabilmesi adına size yardımcı olabilir.

Herkese iyi çalışmalar dilerim.

Dr.Bünyamin Yıldırım
Kaynak: DrTus.com
http://www.facebook.com/bunyaminmd
http://www.twitter.com/bunyaminmd