Pazartesi , 23 Ekim 2017
Anasayfa » Yazarlar » AMBULANS MI TAKSİ Mİ?
AMBULANS MI TAKSİ Mİ?

AMBULANS MI TAKSİ Mİ?

Ülkemizde 112 Acil Sağlık Hizmetleri ya da İl Ambulans Servisi deyim yerindeyse deli gibi çalışmakta. Ankara 112’nin geçen seneki ilk 8 aylık protokol sayısı 220binlerde. Tabi bu kadar fazlalık gerçekten de acil hastalar mı ambulansı kullanıyor yoksa vatandaş bunu bir taksi olarak mı görüyor diye düşündürüyor.

Tabi benim gibi 112’de çalışan, çalışmış olan hekimler 112’deki süregelen değişikliklere aşinadır. Özellikle yerel yöneticiler ve siyasilerin katkıları ile artık “vatandaşın parmağı bile kaşınsa, gideceksiniz” durumu hakim olduğu için genelde vakalar “ambulans gereksinimi olmayan” ve “yerinde müdahale” sınıfındaki hastalara sıkça gider olduk. Üstelik halkın “ambulans geldi hangi hastaneye gideceğiz” yaklaşımı ile ambulansı taksiye benzetme durumları da hep olmakta. Boğaz ağrısı, bel ağrısı gibi sebeplerle arayanlar “gelirken güçlü kuvvetli adamlar da getirin” demekten de çekinmiyor artık.

112 ASH’de çalışan hekimlerin en büyük sorunlarından biri de bu taksi anlayışı ile hasta ve/veya yakınlarının anamnez vermeme ya da eksik verme tutumları. Genelde “SENKOP” ön tanılı olan bu hastalarda , şahıslar her türlü zorlamaya rağmen ısrarla eksik bilgi vermekte, ekipte acil durum algısı oluşturmak için ellerinden geleni yapmaktalar. Özellikle bu tip hastaları acil servislerdeki meslektaşlarımıza devrederken hastaların “bülbül gibi ötmesi” bizleri zor durumda bırakıyor.

112lerdeki hekim yerine paramedik sistemi ile coğu ilde paramedikler acil olmayan hastalara yerinde müdahale için yasal hakkı olmadığı için hastaneye taşımakta, bu sebeple acil ekibi tarafında “kırmızı taksi” olarak tanımlanmaktayız. Hal böyle olunca hekimli ekiplerin getirdiği “bülbül gibi öten hastalar” yüzünden ister istemez mahçup olmaktayız.

Tabi ki 112 lerin asıl amacı olan Acil durumlar dışında kullanımının önüne geçmek zor olduğu kadar, bazı kayıplara sebep olabilir. Çünkü bir süredir sürekli ayağına kadar gelen hizmete alışmış olup, artık bu hizmete sadece gerçekten hak ettiği zamanlar alacağını öğrenmek bir kesimin tepkisine neden olabilir. Hemen her fırsatta sağlık hizmetlerinin siyasi malzeme olarak kullananların bu tepkilerden çekinerek, parmağı kaşınana gideceğimiz günler devam edecek gibi görünüyor.

Dr.Özer İlçin